الحجر
Hicr
Al-Ḥijr
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ
Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Çeviri Yazı
felemmâ câe âle lûṭini-lmürselûn.
قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ
Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Çeviri Yazı
ḳâle inneküm ḳavmüm münkerûn.
قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَـٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
Çeviri Yazı
ḳâlû bel ci'nâke bimâ kânû fîhi yemterûn.
وَأَتَيْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
Çeviri Yazı
veeteynâke bilḥaḳḳi veinnâ leṣâdiḳûn.
فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَـٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
Çeviri Yazı
feesri biehlike biḳiṭ`im mine-lleyli vettebi` edbârahüm velâ yeltefit minküm eḥadüv vemḍû ḥayŝü tü'merûn.
وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ
Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.
Çeviri Yazı
veḳaḍaynâ ileyhi ẕâlike-l'emra enne dâbira hâülâi maḳṭû`um muṣbiḥîn.
وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
Şehir halkı, sevinerek geldiler.
Çeviri Yazı
vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.
قَالَ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ
Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
Çeviri Yazı
ḳâle inne hâülâi ḍayfî felâ tefḍaḥûn.
وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ
Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
Çeviri Yazı
vetteḳu-llâhe velâ tuḫzûn.
قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ
"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.
Çeviri Yazı
ḳâlû evelem nenheke `ani-l`âlemîn.
قَالَ هَـٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَـٰعِلِينَ
Lut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.
Çeviri Yazı
ḳâle hâülâi benâtî in küntüm fâ`ilîn.
لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ
Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Çeviri Yazı
le`amruke innehüm lefî sekratihim ya`mehûn.
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ
Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.
Çeviri Yazı
feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü müşriḳîn.
فَجَعَلْنَا عَـٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ
Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.
Çeviri Yazı
fece`alnâ `âliyehâ sâfilehâ veemṭarnâ `aleyhim ḥicâratem min siccîl.
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ
Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.
Çeviri Yazı
inne fî ẕâlike leâyâtil lilmütevessimîn.
وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ
O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.
Çeviri Yazı
veinnehâ lebisebîlim müḳîm.
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ
Bunda inananlar için ibret vardır.
Çeviri Yazı
inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.
وَإِن كَانَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَـٰلِمِينَ
Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.
Çeviri Yazı
vein kâne aṣḥâbü-l'eyketi leżâlimîn.
فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ
Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.
Çeviri Yazı
fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.
وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ
And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.
Çeviri Yazı
veleḳad keẕẕebe aṣḥâbü-lḥicri-lmürselîn.