الصافات
Saffat
Aṣ-Ṣāffāt
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
İlerlemeyi takip et!
Giriş yapBiz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik. [101]
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi. [102]
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik. [103]
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik. [104]
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik. [105]
Doğrusu bu apaçık bir deneme idi. [106]
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik. [107]
Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık. [108]
Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık. [109]
İşte iyileri böylece mükafatlandırırız. [110]
Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı. [111]
Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik. [112]
Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır. [113]
And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk. [114]
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık. [115]
Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi. [116]
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik. [117]
Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik. [118]
Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık. [119]
Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık. [120]