الشعراء

Şuara

Ash-Shuʿarāʾ

Bölüm: 26
Ayetler: 227

Çevirmen: Diyanet İşleri

Dil: Türkçe

Kaynak: tanzil.net/trans

Ayetler 61-80 / 227
İlerlemeyi takip et! Giriş yap
61
Bölüm 26 : Ayet 61

فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları: "İşte yakalandık" dediler.

Çeviri Yazı

felemmâ terâe-lcem`âni ḳâle aṣḥâbü mûsâ innâ lemüdrakûn.

62
Bölüm 26 : Ayet 62

قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Musa: "Hayır; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gösterecektir" dedi.

Çeviri Yazı

ḳâle kellâ. inne me`iye rabbî seyehdîn.

63
Bölüm 26 : Ayet 63

فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ ۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

Bunun üzerine Biz Musa'ya: "Değneğinle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi.

Çeviri Yazı

feevḥaynâ ilâ mûsâ eni-ḍrib bi`aṣâke-lbaḥr. fenfeleḳa fekâne küllü firḳin keṭṭavdi-l`ażîm.

64
Bölüm 26 : Ayet 64

وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

İşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.

Çeviri Yazı

veezlefnâ ŝemme-l'âḫarîn.

65
Bölüm 26 : Ayet 65

وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Musa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

Çeviri Yazı

veenceynâ mûsâ vemem me`ahû ecme`în.

66
Bölüm 26 : Ayet 66

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

Öbürlerini suda boğduk.

Çeviri Yazı

ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

67
Bölüm 26 : Ayet 67

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Bunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Çeviri Yazı

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

68
Bölüm 26 : Ayet 68

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Doğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir.

Çeviri Yazı

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

69
Bölüm 26 : Ayet 69

وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

Onlara İbrahim'in kıssasını anlat.

Çeviri Yazı

vetlü `aleyhim nebee ibrâhîm.

70
Bölüm 26 : Ayet 70

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

İbrahim, babasına ve milletine: "Nelere tapıyorsunuz?" demişti.

Çeviri Yazı

iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ ta`büdûn.

71
Bölüm 26 : Ayet 71

قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَـٰكِفِينَ

"Putlara tapıyoruz, onlara bağlanıp duruyoruz" demişlerdi.

Çeviri Yazı

ḳâlû na`büdü aṣnâmen feneżallü lehâ `âkifîn.

72
Bölüm 26 : Ayet 72

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Çeviri Yazı

ḳâle hel yesme`ûneküm iẕ ted`ûn.

73
Bölüm 26 : Ayet 73

أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

Çeviri Yazı

ev yenfe`ûneküm ev yeḍurrûn.

74
Bölüm 26 : Ayet 74

قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

"Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi.

Çeviri Yazı

ḳâlû bel vecednâ âbâenâ keẕâlike yef`alûn.

75
Bölüm 26 : Ayet 75

قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Çeviri Yazı

ḳâle eferaeytüm mâ küntüm ta`büdûn.

76
Bölüm 26 : Ayet 76

أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Çeviri Yazı

entüm veâbâükümü-l'aḳdemûn.

77
Bölüm 26 : Ayet 77

فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Çeviri Yazı

feinnehüm `adüvvül lî illâ rabbe-l`âlemîn.

78
Bölüm 26 : Ayet 78

ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Çeviri Yazı

elleẕî ḫaleḳanî fehüve yehdîn.

79
Bölüm 26 : Ayet 79

وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Çeviri Yazı

velleẕî hüve yuṭ`imünî veyesḳîn.

80
Bölüm 26 : Ayet 80

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

Çeviri Yazı

veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.

İlerlemeyi takip et! Giriş yap
Ayetler 61-80 / 227