الشعراء
Şuara
Ash-Shuʿarāʾ
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
Çeviri Yazı
velâ ṣadîḳin ḥamîm.
فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
Çeviri Yazı
felev enne lenâ kerraten fenekûne mine-lmü'minîn.
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Bunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır.
Çeviri Yazı
inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
Çeviri Yazı
veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ
Nuh'un milleti peygamberlerini yalanladı.
Çeviri Yazı
keẕẕebet ḳavmü nûḥin-lmürselîn.
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ
Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.
Çeviri Yazı
iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.
Çeviri Yazı
innî leküm rasûlün emîn.
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.
Çeviri Yazı
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.
Çeviri Yazı
vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Nuh, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin" dedi.
Çeviri Yazı
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ
"Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler.
Çeviri Yazı
ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.
قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.
Çeviri Yazı
ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.
إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ
Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.
Çeviri Yazı
in ḥisâbühüm illâ `alâ rabbî lev teş`urûn.
وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.
Çeviri Yazı
vemâ ene biṭâridi-lmü'minîn.
إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi.
Çeviri Yazı
in ene illâ neẕîrum mübîn.
قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ
"Ey Nuh! Eğer bu işe son vermezsen, şüphesiz taşlanacaklardan olacaksın" dediler.
Çeviri Yazı
ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.
قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ
Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.
Çeviri Yazı
ḳâle rabbi inne ḳavmî keẕẕebûn.
فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.
Çeviri Yazı
feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem me`iye mine-lmü'minîn.
فَأَنجَيْنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ
Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.
Çeviri Yazı
feenceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki-lmeşḥûn.
ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ
Sonra de geride kalanları suda boğduk.
Çeviri Yazı
ŝümme agraḳnâ ba`dü-lbâḳîn.