الصافات
Saffat
Aṣ-Ṣāffāt
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
İlerlemeyi takip et!
Giriş yapOnlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir. [21]
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun." [22]
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun." [23]
"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır." [24]
Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?" [25]
Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır. [26]
Birbirlerine dönüp soruşurlar. [27]
İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler. [28]
Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz." [29]
"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz." [30]
"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız." [31]
"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık". [32]
O gün hepsi azabda birleşirler. [33]
Doğrusu suçlulara böyle yaparız. [34]
Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler. [35]
"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi. [36]
Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı. [37]
Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız. [38]
Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız. [39]
Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır. [40]