الصافات
Saffat
Aṣ-Ṣāffāt
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
هَـٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Onlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.
Çeviri Yazı
hâẕâ yevmü-lfaṣli-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.
ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
Çeviri Yazı
uḥşürü-lleẕîne żalemû veezvâcehüm vemâ kânû ya`büdûn.
مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
Çeviri Yazı
min dûni-llâhi fehdûhüm ilâ ṣirâṭi-lceḥîm.
وَقِفُوهُمْ ۖ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ
"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."
Çeviri Yazı
veḳifûhüm innehüm mes'ûlûn.
مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ
Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"
Çeviri Yazı
mâ leküm lâ tenâṣarûn.
بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.
Çeviri Yazı
bel hümü-lyevme müsteslimûn.
وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ
Birbirlerine dönüp soruşurlar.
Çeviri Yazı
veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.
قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ
İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.
Çeviri Yazı
ḳâlû inneküm küntüm te'tûnenâ `ani-lyemîn.
قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ
Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."
Çeviri Yazı
ḳâlû bel lem tekûnû mü'minîn.
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَـٰنٍۭ ۖ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَـٰغِينَ
"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."
Çeviri Yazı
vemâ kâne lenâ `aleyküm min sülṭân. bel küntüm ḳavmen ṭâgîn.
فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ ۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ
"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."
Çeviri Yazı
feḥaḳḳa `aleynâ ḳavlü rabbinâ. innâ leẕâiḳûn.
فَأَغْوَيْنَـٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِينَ
"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".
Çeviri Yazı
feagveynâküm innâ künnâ gâvîn.
فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ
O gün hepsi azabda birleşirler.
Çeviri Yazı
feinnehüm yevmeiẕin fi-l`aẕâbi müşterikûn.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
Doğrusu suçlulara böyle yaparız.
Çeviri Yazı
innâ keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.
إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ
Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.
Çeviri Yazı
innehüm kânû iẕâ ḳîle lehüm lâ ilâhe ille-llâhü yestekbirûn.
وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ
"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.
Çeviri Yazı
veyeḳûlûne einnâ letârikû âlihetinâ lişâ`irim mecnûn.
بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ
Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.
Çeviri Yazı
bel câe bilḥaḳḳi veṣaddeḳa-lmürselîn.
إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ
Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.
Çeviri Yazı
inneküm leẕâiḳu-l`aẕâbi-l'elîm.
وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.
Çeviri Yazı
vemâ tüczevne illâ mâ küntüm ta`melûn.
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.
Çeviri Yazı
illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.