ص
Sad
Ṣād
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
وَٱذْكُرْ عَبْدَنَآ أَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَسَّنِىَ ٱلشَّيْطَـٰنُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍ
Kulumuz Eyyub'u da an; Rabbine: "Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azap verdi" diye seslenmişti.
Çeviri Yazı
veẕkür `abdenâ eyyûb. iẕ nâdâ rabbehû ennî messeniye-şşeyṭânü binuṣbiv ve`aẕâb.
ٱرْكُضْ بِرِجْلِكَ ۖ هَـٰذَا مُغْتَسَلٌۢ بَارِدٌ وَشَرَابٌ
"Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su" dedik.
Çeviri Yazı
ürkuḍ biriclik. hâẕâ mugteselüm bâridüv veşerâb.
وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنَّا وَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَـٰبِ
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere, ona tekrar ailesini ve geçmiş olanlarla bir mislini daha vermiştik.
Çeviri Yazı
vevehebnâ lehû ehlehû vemiŝlehüm me`ahüm raḥmetem minnâ veẕikrâ liüli-l'elbâb.
وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَٱضْرِب بِّهِۦ وَلَا تَحْنَثْ ۗ إِنَّا وَجَدْنَـٰهُ صَابِرًا ۚ نِّعْمَ ٱلْعَبْدُ ۖ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ
"Ey Eyyub! Eline bir demet sap alıp onunla vur, yeminini bozma" demiştik. Doğrusu Biz onu sabırlı bulmuştuk. Ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi.
Çeviri Yazı
veḫuẕ biyedike ḍigŝen faḍrib bihî velâ taḥneŝ. innâ vecednâhü ṣâbirâ. ni`me-l`abd. innehû evvâb.
وَٱذْكُرْ عِبَـٰدَنَآ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْحَـٰقَ وَيَعْقُوبَ أُو۟لِى ٱلْأَيْدِى وَٱلْأَبْصَـٰرِ
Güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u da an.
Çeviri Yazı
veẕkür `ibâdenâ ibrâhîme veisḥâḳa veya`ḳûbe üli-l'eydî vel'ebṣâr.
إِنَّآ أَخْلَصْنَـٰهُم بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى ٱلدَّارِ
Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.
Çeviri Yazı
innâ aḫlaṣnâhüm biḫâliṣatin ẕikra-ddâr.
وَإِنَّهُمْ عِندَنَا لَمِنَ ٱلْمُصْطَفَيْنَ ٱلْأَخْيَارِ
Doğrusu onlar katımızda seçkin, iyi kimselerdendirler.
Çeviri Yazı
veinnehüm `indenâ lemine-lmuṣṭafeyne-l'aḫyâr.
وَٱذْكُرْ إِسْمَـٰعِيلَ وَٱلْيَسَعَ وَذَا ٱلْكِفْلِ ۖ وَكُلٌّ مِّنَ ٱلْأَخْيَارِ
İsmail'i, Elyesa'ı, Zülkifl'i de an. Hepsi iyilerdendir.
Çeviri Yazı
veẕkür ismâ`île velyese`a veẕe-lkifl. veküllüm mine-l'aḫyâr.
هَـٰذَا ذِكْرٌ ۚ وَإِنَّ لِلْمُتَّقِينَ لَحُسْنَ مَـَٔابٍ
İşte bu güzel bir anmadır. Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır.
Çeviri Yazı
hâẕâ ẕikr. veinne lilmütteḳîne leḥusne meâb.
جَنَّـٰتِ عَدْنٍ مُّفَتَّحَةً لَّهُمُ ٱلْأَبْوَٰبُ
Kapıları onlara açılmış Adn cennetleri vardır.
Çeviri Yazı
cennâti `adnim müfetteḥatel lehümü-l'ebvâb.
مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ
Orada tahtlara yaslanmış olarak türlü meyveler ve içecekler isterler.
Çeviri Yazı
müttekiîne fîhâ yed`ûne fîhâ bifâkihetin keŝîrativ veşerâb.
وَعِندَهُمْ قَـٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ أَتْرَابٌ
Yanlarında, gözlerini eşlerine dikmiş yaşıt güzeller vardır.
Çeviri Yazı
ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi etrâb.
هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ ٱلْحِسَابِ
İşte bu hesap günü için, size söz verilenlerdir.
Çeviri Yazı
hâẕâ mâ tû`adûne liyevmi-lḥisâb.
إِنَّ هَـٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُۥ مِن نَّفَادٍ
Doğrusu, verdiğimiz bu rızıklar tükenecek değildir.
Çeviri Yazı
inne hâẕâ lerizḳunâ mâ lehû min nefâd.
هَـٰذَا ۚ وَإِنَّ لِلطَّـٰغِينَ لَشَرَّ مَـَٔابٍ
Bu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.
Çeviri Yazı
hâẕâ. veinne liṭṭâgîne leşerra meâb.
جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ
Cehenneme girerler; ne kötü bir konaktır!
Çeviri Yazı
cehennem. yaṣlevnehâ. febi'se-lmihâd.
هَـٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ
İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.
Çeviri Yazı
hâẕâ felyeẕûḳûhü ḥamîmüv vegassâḳ.
وَءَاخَرُ مِن شَكْلِهِۦٓ أَزْوَٰجٌ
Bunlara benzer daha başkaları da vardır...
Çeviri Yazı
veâḫaru min şeklihî ezvâc.
هَـٰذَا فَوْجٌ مُّقْتَحِمٌ مَّعَكُمْ ۖ لَا مَرْحَبًۢا بِهِمْ ۚ إِنَّهُمْ صَالُوا۟ ٱلنَّارِ
(İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) "İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır." (Derler ki;) "Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir"
Çeviri Yazı
hâẕâ fevcüm muḳteḥimüm me`aküm. lâ merḥabem bihim. innehüm ṣâlü-nnâr.
قَالُوا۟ بَلْ أَنتُمْ لَا مَرْحَبًۢا بِكُمْ ۖ أَنتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا ۖ فَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ
(Onlara uyanlar;) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!" derler.
Çeviri Yazı
ḳâlû bel entüm. lâ merḥabem biküm. entüm ḳaddemtümûhü lenâ. febi'se-lḳarâr.