الذاريات

Zariyat

Adh-Dhāriyāt

Bölüm: 51
Ayetler: 60

Çevirmen: Diyanet İşleri

Dil: Türkçe

Kaynak: tanzil.net/trans

Ayetler 21-40 / 60
İlerlemeyi takip et! Giriş yap
21
Bölüm 51 : Ayet 21

وَفِىٓ أَنفُسِكُمْ ۚ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?

Çeviri Yazı

vefî enfüsiküm. efelâ tübṣirûn.

22
Bölüm 51 : Ayet 22

وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir.

Çeviri Yazı

vefi-ssemâi rizḳuküm vemâ tû`adûn.

23
Bölüm 51 : Ayet 23

فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ مِّثْلَ مَآ أَنَّكُمْ تَنطِقُونَ

Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.

Çeviri Yazı

feverabbi-ssemâi vel'arḍi innehû leḥaḳḳum miŝle mâ enneküm tenṭiḳûn.

24
Bölüm 51 : Ayet 24

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْمُكْرَمِينَ

İbrahim'in ikram edilmiş konuklarının haberi sana geldi mi?

Çeviri Yazı

hel etâke ḥadîŝü ḍayfi ibrâhîme-lmükramîn.

25
Bölüm 51 : Ayet 25

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَـٰمًا ۖ قَالَ سَلَـٰمٌ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

Onlar, İbrahim'in yanına girip: "Selam sana" demişlerdi, İbrahim de: "Selam size" demişti; içinden de, onların "tanınmamış bir topluluk" olduğunu geçirmişti.

Çeviri Yazı

iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle selâm. ḳavmüm münkerûn.

26
Bölüm 51 : Ayet 26

فَرَاغَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ فَجَآءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ

Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.

Çeviri Yazı

ferâga ilâ ehlihî fecâe bi`iclin semîn.

27
Bölüm 51 : Ayet 27

فَقَرَّبَهُۥٓ إِلَيْهِمْ قَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.

Çeviri Yazı

feḳarrabehû ileyhim ḳâle elâ te'külûn.

28
Bölüm 51 : Ayet 28

فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً ۖ قَالُوا۟ لَا تَخَفْ ۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ

(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler.

Çeviri Yazı

feevcese minhüm ḫîfeh. ḳâlû lâ teḫaf. vebeşşerûhü bigulâmin `alîm.

29
Bölüm 51 : Ayet 29

فَأَقْبَلَتِ ٱمْرَأَتُهُۥ فِى صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ

Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: "kısır bir kocakarı!" dedi.

Çeviri Yazı

feaḳbeleti-mraetühû fî ṣarratin feṣakket vechehâ veḳâlet `acûzün `aḳîm.

30
Bölüm 51 : Ayet 30

قَالُوا۟ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ ۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ

Melekler: "Bu böyledir, Rabbin söylemiştir; doğrusu O, Hakim olandır, bilendir" dediler.

Çeviri Yazı

ḳâlû keẕâliki ḳâle rabbük. innehû hüve-lḥakîmü-l`alîm.

31
Bölüm 51 : Ayet 31

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

İbrahim: "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.

Çeviri Yazı

ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

32
Bölüm 51 : Ayet 32

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.

Çeviri Yazı

ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

33
Bölüm 51 : Ayet 33

لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن طِينٍ

Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.

Çeviri Yazı

linürsile `aleyhim ḥicâratem min ṭîn.

34
Bölüm 51 : Ayet 34

مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ

Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.

Çeviri Yazı

müsevvemeten `inde rabbike lilmüsrifîn.

35
Bölüm 51 : Ayet 35

فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Bunun üzerine, suçlu milletin arasında bulunan müminleri çıkardık.

Çeviri Yazı

feaḫracnâ men kâne fîhâ mine-lmü'minîn.

36
Bölüm 51 : Ayet 36

فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.

Çeviri Yazı

femâ vecednâ fîhâ gayra beytim mine-lmüslimîn.

37
Bölüm 51 : Ayet 37

وَتَرَكْنَا فِيهَآ ءَايَةً لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Can yakıcı azabdan korkanlar için, o beldede bir işaret, bir kalıntı bıraktık.

Çeviri Yazı

veteraknâ fîhâ âyetel lilleẕîne yeḫâfûne-l`aẕâbe-l'elîm.

38
Bölüm 51 : Ayet 38

وَفِى مُوسَىٰٓ إِذْ أَرْسَلْنَـٰهُ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a gönderdik.

Çeviri Yazı

vefî mûsâ iẕ erselnâhü ilâ fir`avne bisülṭânim mübîn.

39
Bölüm 51 : Ayet 39

فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِۦ وَقَالَ سَـٰحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yüz çevirdi; "sihirbazdır veya delidir" dedi.

Çeviri Yazı

fetevellâ biruknihî veḳâle sâḥirun ev mecnûn.

40
Bölüm 51 : Ayet 40

فَأَخَذْنَـٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَـٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ

Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.

Çeviri Yazı

feeḫaẕnâhü vecünûdehû fenebeẕnâhüm fi-lyemmi vehüve mülîm.

İlerlemeyi takip et! Giriş yap
Ayetler 21-40 / 60