الواقعة
Vakıa
Al-Wāqiʿah
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ
Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!
Çeviri Yazı
veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.
فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Çeviri Yazı
fî semûmiv veḥamîm.
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Çeviri Yazı
veżillim miy yaḥmûm.
لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Çeviri Yazı
lâ bâridiv velâ kerîm.
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Çeviri Yazı
innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Çeviri Yazı
vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"
Çeviri Yazı
vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ
"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"
Çeviri Yazı
eveâbâüne-l'evvelûn.
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ
De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
Çeviri Yazı
ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
Çeviri Yazı
lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ
Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!
Çeviri Yazı
ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.
لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ
Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.
Çeviri Yazı
leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.
فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ
Karınlarınızı onunla dolduracaksınız;
Çeviri Yazı
femâliûne minhe-lbüṭûn.
فَشَـٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ
Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;
Çeviri Yazı
feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.
فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ
Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz;
Çeviri Yazı
feşâribûne şürbe-lhîm.
هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ
İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.
Çeviri Yazı
hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.
نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ
Sizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz?
Çeviri Yazı
naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ
Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?
Çeviri Yazı
eferaeytüm mâ tümnûn.
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ
Söyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız?
Çeviri Yazı
eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.
Çeviri Yazı
naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.