القلم
Kalem
Al-Qalam
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
نٓ ۚ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ
Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Çeviri Yazı
nûn. velḳalemi vemâ yesṭurûn.
مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ
Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Çeviri Yazı
mâ ente bini`meti rabbike bimecnûn.
وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ
Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
Çeviri Yazı
veinne leke leecran gayra memnûn.
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ
Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.
Çeviri Yazı
veinneke le`alâ ḫulüḳin `ażîm.
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Çeviri Yazı
fesetübṣiru veyübṣirûn.
بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Çeviri Yazı
bieyyikümü-lmeftûn.
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ
Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.
Çeviri Yazı
inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlih. vehüve a`lemü bilmühtedîn.
فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ
Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;
Çeviri Yazı
felâ tüṭi`i-lmükeẕẕibîn.
وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.
Çeviri Yazı
veddû lev tüdhinü feyüdhinûn.
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Çeviri Yazı
velâ tüṭi` külle ḥallâfim mehîn.
هَمَّازٍ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Çeviri Yazı
hemmâzim meşşâim binemîm.
مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Çeviri Yazı
mennâ`il lilḫayri mü`tedin eŝîm.
عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Çeviri Yazı
`utüllim ba`de ẕâlike zenîm.
أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Çeviri Yazı
en kâne ẕâ mâliv vebenîn.
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.
Çeviri Yazı
iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.
سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ
Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.
Çeviri Yazı
senesimühû `ale-lḫurṭûm.
إِنَّا بَلَوْنَـٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَـٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ
Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Çeviri Yazı
innâ belevnâhüm kemâ belevnâ aṣḥâbe-lcenneh. iẕ aḳsemû leyaṣrimünnehâ muṣbiḥîn.
وَلَا يَسْتَثْنُونَ
Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Çeviri Yazı
velâ yesteŝnûn.
فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ
Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Çeviri Yazı
feṭâfe `aleyhâ ṭâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.
فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ
Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Çeviri Yazı
feaṣbeḥat keṣṣarîm.