القلم
Kalem
Al-Qalam
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
İlerlemeyi takip et!
Giriş yapSabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler. [21]
Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler. [22]
"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı. [23]
"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı. [24]
Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler. [25]
Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler. [26]
Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler. [27]
Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi. [28]
"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler. [29]
Birbirlerini yermeye başladılar. [30]
Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik." [31]
"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz." [32]
İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler! [33]
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır. [34]
Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız? [35]
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz? [36]
Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var? [37]
Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır. [38]
Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır? [39]
Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?" [40]