الشعراء

Şuara

Ash-Shuʿarāʾ

Bölüm: 26
Ayetler: 227

Çevirmen: Diyanet İşleri

Dil: Türkçe

Kaynak: tanzil.net/trans

Ayetler 181-200 / 227
İlerlemeyi takip et! Giriş yap
181
Bölüm 26 : Ayet 181

أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Çeviri Yazı

evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.

182
Bölüm 26 : Ayet 182

وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Çeviri Yazı

vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm.

183
Bölüm 26 : Ayet 183

وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Çeviri Yazı

velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

184
Bölüm 26 : Ayet 184

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi.

Çeviri Yazı

vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-l'evvelîn.

185
Bölüm 26 : Ayet 185

قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Çeviri Yazı

ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

186
Bölüm 26 : Ayet 186

وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Çeviri Yazı

vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.

187
Bölüm 26 : Ayet 187

فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

"Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür" dediler.

Çeviri Yazı

feesḳiṭ `aleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

188
Bölüm 26 : Ayet 188

قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

Şuayb: "Rabbim yaptıklarınızı çok iyi bilir" dedi.

Çeviri Yazı

ḳâle rabbî a`lemü bimâ ta`melûn.

189
Bölüm 26 : Ayet 189

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.

Çeviri Yazı

fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm `aẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne `aẕâbe yevmin `ażîm.

190
Bölüm 26 : Ayet 190

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.

Çeviri Yazı

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

191
Bölüm 26 : Ayet 191

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

Çeviri Yazı

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

192
Bölüm 26 : Ayet 192

وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Şüphesiz Kuran Alemlerin Rabbinin indirmesidir.

Çeviri Yazı

veinnehû letenzîlü rabbi-l`âlemîn.

193
Bölüm 26 : Ayet 193

نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Çeviri Yazı

nezele bihi-rrûḥu-l'emîn.

194
Bölüm 26 : Ayet 194

عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Çeviri Yazı

`alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.

195
Bölüm 26 : Ayet 195

بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.

Çeviri Yazı

bilisânin `arabiyyim mübîn.

196
Bölüm 26 : Ayet 196

وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

O, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir.

Çeviri Yazı

veinnehû lefî zübüri-l'evvelîn.

197
Bölüm 26 : Ayet 197

أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَـٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

Çeviri Yazı

evelem yekül lehüm âyeten ey ya`lemehû `ulemâü benî isrâîl.

198
Bölüm 26 : Ayet 198

وَلَوْ نَزَّلْنَـٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Çeviri Yazı

velev nezzelnâhü `alâ ba`ḍi-l'a`cemîn.

199
Bölüm 26 : Ayet 199

فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

Çeviri Yazı

feḳara'ehû `aleyhim mâ kânû bihî mü'minîn.

200
Bölüm 26 : Ayet 200

كَذَٰلِكَ سَلَكْنَـٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Çeviri Yazı

keẕâlike seleknâhü fî ḳulûbi-lmücrimîn.

İlerlemeyi takip et! Giriş yap
Ayetler 181-200 / 227