الصافات
Saffat
Aṣ-Ṣāffāt
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
Doğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.
Çeviri Yazı
innehû min `ibâdine-lmü'minîn.
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ
Sonra, diğerlerini suda boğduk.
Çeviri Yazı
ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.
وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ
İbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.
Çeviri Yazı
veinne min şî`atihî leibrâhîm.
إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ
Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.
Çeviri Yazı
iẕ câe rabbehû biḳalbin selîm.
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ
İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"
Çeviri Yazı
iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâẕâ ta`büdûn.
أَئِفْكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ
"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"
Çeviri Yazı
eifken âliheten dûne-llâhi türîdûn.
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
"Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"
Çeviri Yazı
femâ żannüküm birabbi-l`âlemîn.
فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
Çeviri Yazı
feneżara nażraten fi-nnücûm.
فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
Çeviri Yazı
feḳâle innî seḳîm.
فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ
Onu bırakıp gittiler.
Çeviri Yazı
fetevellev `anhü müdbirîn.
فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
Çeviri Yazı
ferâga ilâ âlihetihim feḳâle elâ te'külûn.
مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
Çeviri Yazı
mâ leküm lâ tenṭiḳûn.
فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ
Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.
Çeviri Yazı
ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.
فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ
Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.
Çeviri Yazı
feaḳbelû ileyhi yeziffûn.
قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
Çeviri Yazı
ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn.
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
Çeviri Yazı
vellâhü ḫaleḳaküm vemâ ta`melûn.
قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَـٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ
Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.
Çeviri Yazı
ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm.
فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَـٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
Çeviri Yazı
feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn.
وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ
İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.
Çeviri Yazı
veḳâle innî ẕâhibün ilâ rabbî seyehdîn.
رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.
Çeviri Yazı
rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn.