النجم
Necm
An-Najm
Çevirmen: Diyanet İşleri
Dil: Türkçe
Kaynak: tanzil.net/trans
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ
Batmakta olan yıldıza and olsun ki,
Çeviri Yazı
vennecmi iẕâ hevâ.
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ
Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır.
Çeviri Yazı
mâ ḍalle ṣâḥibüküm vemâ gavâ.
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ
O, kendiliğinden konuşmamaktadır.
Çeviri Yazı
vemâ yenṭiḳu `ani-lhevâ.
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ
Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir.
Çeviri Yazı
in hüve illâ vaḥyüy yûḥâ.
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
Çeviri Yazı
`allemehû şedîdü-lḳuvâ.
ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
Çeviri Yazı
ẕû mirrah. festevâ.
وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
Çeviri Yazı
vehüve bil'üfüḳi-l'a`lâ.
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ
Sonra yaklaşmış ve inmiştir.
Çeviri Yazı
ŝümme denâ fetedellâ.
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ
Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.
Çeviri Yazı
fekâne ḳâbe ḳavseyni ev ednâ.
فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ
Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti.
Çeviri Yazı
feevḥâ ilâ `abdihî mâ evḥâ.
مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ
Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.
Çeviri Yazı
mâ keẕebe-lfüâdü mâ raâ.
أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ
Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız?
Çeviri Yazı
efetümârûnehû `alâ mâ yerâ.
وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.
Çeviri Yazı
veleḳad raâhü nezleten uḫrâ.
عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.
Çeviri Yazı
`inde sidrati-lmüntehâ.
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ
Orada Me'va cenneti vardır.
Çeviri Yazı
`indehâ cennetü-lme'vâ.
إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ
Sidre'yi bürüyen bürüyordu.
Çeviri Yazı
iẕ yagşe-ssidrate mâ yagşâ.
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.
Çeviri Yazı
mâ zâga-lbeṣaru vemâ ṭagâ.
لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ
And olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü.
Çeviri Yazı
leḳad raâ min âyâti rabbihi-lkübrâ.
أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ
Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz?
Çeviri Yazı
eferaeytümü-llâte vel`uzzâ.
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ
Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz?
Çeviri Yazı
vemenâte-ŝŝâliŝete-l'uḫrâ.