القمر

Kamer

Al-Qamar

Bölüm: 54
Ayetler: 55

Çevirmen: Diyanet İşleri

Dil: Türkçe

Kaynak: tanzil.net/trans

Ayetler 21-40 / 55
İlerlemeyi takip et! Giriş yap
21
Bölüm 54 : Ayet 21

فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Benim azabım ve uyarmam nasılmış?

Çeviri Yazı

fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

22
Bölüm 54 : Ayet 22

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

Çeviri Yazı

veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

23
Bölüm 54 : Ayet 23

كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ

Semud milleti uyaran peygamberleri yalanladı.

Çeviri Yazı

keẕẕebet ŝemûdü binnüẕür.

24
Bölüm 54 : Ayet 24

فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَـٰلٍ وَسُعُرٍ

"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.

Çeviri Yazı

feḳâlû ebeşeram minnâ vâḥiden nettebi`uhû innâ iẕel lefî ḍalâliv vesü`ur.

25
Bölüm 54 : Ayet 25

أَءُلْقِىَ ٱلذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنۢ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ

"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.

Çeviri Yazı

eülḳiye-ẕẕikru `aleyhi mim beyninâ bel hüve keẕẕâbün eşir.

26
Bölüm 54 : Ayet 26

سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ

Yarın, kimin pek yalancı ve şımarık olduğunu bileceklerdir.

Çeviri Yazı

seya`lemûne gadem meni-lkeẕẕâbü-l'eşir.

27
Bölüm 54 : Ayet 27

إِنَّا مُرْسِلُوا۟ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةً لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ

Doğrusu, onları denemek üzere dişi deveyi gönderen Biziz. Salih'e şöyle demiştik: "Onları gözetle ve sabret;

Çeviri Yazı

innâ mürsilü-nnâḳati fitnetel lehüm ferteḳibhüm vaṣṭabir.

28
Bölüm 54 : Ayet 28

وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ ۖ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ

Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle."

Çeviri Yazı

venebbi'hüm enne-lmâe ḳismetüm beynehüm. küllü şirbim muḥteḍar.

29
Bölüm 54 : Ayet 29

فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ

Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.

Çeviri Yazı

fenâdev ṣâḥibehüm fete`âṭâ fe`aḳara.

30
Bölüm 54 : Ayet 30

فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Benim azabım ve uyarmam nasılmış?

Çeviri Yazı

fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

31
Bölüm 54 : Ayet 31

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.

Çeviri Yazı

innâ erselnâ `aleyhim ṣayḥatev vâḥideten fekânû keheşîmi-lmuḥteżir.

32
Bölüm 54 : Ayet 32

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

Çeviri Yazı

veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

33
Bölüm 54 : Ayet 33

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۭ بِٱلنُّذُرِ

Lut milleti uyaran peygamberleri yalanladı.

Çeviri Yazı

keẕẕebet ḳavmü lûṭim binnüẕür.

34
Bölüm 54 : Ayet 34

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ ۖ نَّجَّيْنَـٰهُم بِسَحَرٍ

Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.

Çeviri Yazı

innâ erselnâ `aleyhim ḥâṣiben illâ âle lûṭ. necceynâhüm biseḥar.

35
Bölüm 54 : Ayet 35

نِّعْمَةً مِّنْ عِندِنَا ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ

Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.

Çeviri Yazı

ni`metem min `indinâ. keẕâlike neczî men şekera.

36
Bölüm 54 : Ayet 36

وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا۟ بِٱلنُّذُرِ

Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.

Çeviri Yazı

veleḳad enẕerahüm baṭşetenâ fetemârav binnüẕür.

37
Bölüm 54 : Ayet 37

وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.

Çeviri Yazı

veleḳad râvedûhü `an ḍayfihî feṭamesnâ a`yünehüm feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

38
Bölüm 54 : Ayet 38

وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ

And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.

Çeviri Yazı

veleḳad ṣabbeḥahüm bükraten `aẕâbüm müsteḳirr.

39
Bölüm 54 : Ayet 39

فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.

Çeviri Yazı

feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

40
Bölüm 54 : Ayet 40

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

Çeviri Yazı

veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

İlerlemeyi takip et! Giriş yap
Ayetler 21-40 / 55