الطور

Tur

Aṭ-Ṭūr

Bölüm: 52
Ayetler: 49

Çevirmen: Diyanet İşleri

Dil: Türkçe

Kaynak: tanzil.net/trans

Ayetler 21-40 / 49
İlerlemeyi takip et! Giriş yap
21
Bölüm 52 : Ayet 21

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَـٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَـٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ ۚ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ

İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.

Çeviri Yazı

velleẕîne âmenû vettebe`athüm ẕürriyyetühüm biîmânin elḥaḳnâ bihim ẕürriyyetehüm vemâ eletnâhüm min `amelihim min şey'. küllü-mriim bimâ kesebe rahîn.

22
Bölüm 52 : Ayet 22

وَأَمْدَدْنَـٰهُم بِفَـٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.

Çeviri Yazı

veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.

23
Bölüm 52 : Ayet 23

يَتَنَـٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ

Orada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.

Çeviri Yazı

yetenâza`ûne fîhâ ke'sel lâ lagvun fîhâ velâ te'ŝîm.

24
Bölüm 52 : Ayet 24

وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُونٌ

Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.

Çeviri Yazı

veyeṭûfü `aleyhim gilmânül lehüm keennehüm lü'lüüm meknûn.

25
Bölüm 52 : Ayet 25

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

Birbirlerine dönüp soruşurlar:

Çeviri Yazı

veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

26
Bölüm 52 : Ayet 26

قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ

"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.

Çeviri Yazı

ḳâlû innâ künnâ ḳablü fî ehlinâ müşfiḳîn.

27
Bölüm 52 : Ayet 27

فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ

"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.

Çeviri Yazı

femenne-llâhü `aleynâ veveḳânâ `aẕâbe-ssemûm.

28
Bölüm 52 : Ayet 28

إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ ۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْبَرُّ ٱلرَّحِيمُ

"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.

Çeviri Yazı

innâ künnâ min ḳablü ned`ûh. innehû hüve-lberru-rraḥîm.

29
Bölüm 52 : Ayet 29

فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍ

Öğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin.

Çeviri Yazı

feẕekkir femâ ente bini`meti rabbike bikâhiniv velâ mecnûn.

30
Bölüm 52 : Ayet 30

أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ

Yoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."

Çeviri Yazı

em yeḳûlûne şâ`irun neterabbeṣu bihî raybe-lmenûn.

31
Bölüm 52 : Ayet 31

قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ

De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."

Çeviri Yazı

ḳul terabbeṣû feinnî me`aküm mine-lmüterabbiṣîn.

32
Bölüm 52 : Ayet 32

أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَـٰمُهُم بِهَـٰذَآ ۚ أَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

Bunu onlara akılları mı buyuruyor? Yoksa onlar azgın bir millet midirler?

Çeviri Yazı

em te'müruhüm aḥlâmühüm bihâẕâ em hüm ḳavmün ṭâgûn.

33
Bölüm 52 : Ayet 33

أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ ۚ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ

Yahut: "Onu kendi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayır, inanmıyorlar.

Çeviri Yazı

em yeḳûlûne teḳavveleh. bel lâ yü'minûn.

34
Bölüm 52 : Ayet 34

فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَـٰدِقِينَ

Eğer iddialarında samimi iseler Kuran'ın benzeri bir söz meydana getirsinler.

Çeviri Yazı

felye'tû biḥadîŝim miŝlihî in kânû ṣâdiḳîn.

35
Bölüm 52 : Ayet 35

أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَـٰلِقُونَ

Onlar, yaratan olmaksızın mı yaratıldılar yoksa yaratanlar kendileri midir?

Çeviri Yazı

em ḫuliḳû min gayri şey'in em hümü-lḫâliḳûn.

36
Bölüm 52 : Ayet 36

أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ ۚ بَل لَّا يُوقِنُونَ

Yoksa gökleri ve yeri kendileri mi yarattılar? Hayır, Allah'a kesin olarak inanmıyorlar.

Çeviri Yazı

em ḫaleḳu-ssemâvâti vel'arḍ. bel lâ yûḳinûn.

37
Bölüm 52 : Ayet 37

أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ

Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa onlar mı işe hakimdirler?

Çeviri Yazı

em `indehüm ḫazâinü rabbike em hümü-lmüṣayṭirûn.

38
Bölüm 52 : Ayet 38

أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ ۖ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.

Çeviri Yazı

em lehüm süllemüy yestemi`ûne fîh. felye'ti müstemi`uhüm bisülṭânim mübîn.

39
Bölüm 52 : Ayet 39

أَمْ لَهُ ٱلْبَنَـٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ

Demek kızlar Allah'ın, oğullar sizin öyle mi?

Çeviri Yazı

em lehü-lbenâtü velekümü-lbenûn.

40
Bölüm 52 : Ayet 40

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

Yahut sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

Çeviri Yazı

em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

İlerlemeyi takip et! Giriş yap
Ayetler 21-40 / 49