الحاقة

Hakka

Al-Ḥāqqah

Bölüm: 69
Ayetler: 52

Çevirmen: Diyanet İşleri

Dil: Türkçe

Kaynak: tanzil.net/trans

Ayetler 21-40 / 52
İlerlemeyi takip et! Giriş yap
21
Bölüm 69 : Ayet 21

فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Çeviri Yazı

fehüve fî `îşetir râḍiyeh.

22
Bölüm 69 : Ayet 22

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Çeviri Yazı

fî cennetin `âliyeh.

23
Bölüm 69 : Ayet 23

قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.

Çeviri Yazı

ḳuṭûfühâ dâniyeh.

24
Bölüm 69 : Ayet 24

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ

Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz."

Çeviri Yazı

külû veşrabû henîem bimâ esleftüm fi-l'eyyâmi-lḫâliyeh.

25
Bölüm 69 : Ayet 25

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَـٰبِيَهْ

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Çeviri Yazı

veemmâ men ûtiye kitâbehû bişimâlihî feyeḳûlü yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh.

26
Bölüm 69 : Ayet 26

وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Çeviri Yazı

velem edri mâ ḥisâbiyeh.

27
Bölüm 69 : Ayet 27

يَـٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Çeviri Yazı

yâ leytehâ kâneti-lḳâḍiyeh.

28
Bölüm 69 : Ayet 28

مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Çeviri Yazı

mâ agnâ `annî mâliyeh.

29
Bölüm 69 : Ayet 29

هَلَكَ عَنِّى سُلْطَـٰنِيَهْ

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.

Çeviri Yazı

heleke `annî sülṭâniyeh.

30
Bölüm 69 : Ayet 30

خُذُوهُ فَغُلُّوهُ

İlgililere şöyle buyurulur: "O'nu alın, bağlayın."

Çeviri Yazı

ḫuẕûhü fegullûh.

31
Bölüm 69 : Ayet 31

ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ

"Sonra cehenneme yaslayın"

Çeviri Yazı

ŝümme-lceḥîme ṣallûh.

32
Bölüm 69 : Ayet 32

ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ

"Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun";

Çeviri Yazı

ŝümme fî silsiletin ẕer`uhâ seb`ûne ẕirâ`an feslükûh.

33
Bölüm 69 : Ayet 33

إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ

"Çünkü, o, yüce Allah'a inanmazdı."

Çeviri Yazı

innehû kâne lâ yü'minü billâhi-l`ażîm.

34
Bölüm 69 : Ayet 34

وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

"Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi."

Çeviri Yazı

velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.

35
Bölüm 69 : Ayet 35

فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَـٰهُنَا حَمِيمٌ

"Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur."

Çeviri Yazı

feleyse lehü-lyevme hâhünâ ḥamîm.

36
Bölüm 69 : Ayet 36

وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ

"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

Çeviri Yazı

velâ ṭa`âmün illâ min gislîn.

37
Bölüm 69 : Ayet 37

لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَـٰطِـُٔونَ

"Günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."

Çeviri Yazı

lâ ye'külühû ille-lḫâṭiûn.

38
Bölüm 69 : Ayet 38

فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Çeviri Yazı

felâ uḳsimü bimâ tübṣirûn.

39
Bölüm 69 : Ayet 39

وَمَا لَا تُبْصِرُونَ

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Çeviri Yazı

vemâ lâ tübṣirûn.

40
Bölüm 69 : Ayet 40

إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Çeviri Yazı

innehû leḳavlü rasûlin kerîm.

İlerlemeyi takip et! Giriş yap
Ayetler 21-40 / 52